Eyâletten Vilâyete Nasıl Geçtik ?


Anadolu vilayetleri

II. Abdülhamid Dönemi Anadoludaki Osmanlı Vilayetleri

Osmanlı devletinde taşra idaresi 1864 yılına kadar eyalet
(beylerbeylik) sistemine dayanıyordu. Abbasi, Selçuklu ve Moğol
idari tarzından Osmanlılara tevarüs eden sistem; mîrî toprak
rejimi ve buna dayalı timar uygulaması esas alınarak
yapılandırılmıştı. Beylerbeylik’lere bağlı sancaklar temel yapı
birimlerini oluşturuyordu.

Timar uygulamasının bozulması, iltizam usulünün yaygınlaşması
ve taşrada ayanların ortaya çıkmasıyla eyalet sisteminde de
çözülme aksamalar başladı. II. Mahmud’un saltanatında girişilen
ıslahat sürecinde eyalet sisteminde de değişikliklere gidildi.
1826’dan sonra eyaletler, geniş askerî ve mali yetkileri
bulunan müşirlerin idaresi altına verilerek, müşîriyet şeklinde
düzenlendi.

Tanzimat’tan sonra taşra idaresi


Sultan Abdulmecid

İlk Tanzimat Padişahı; Sultan Abdülmecid

Tanzimat ve Islahat hareketleri sonucu devletin hemen tüm
kademelerinde uygulanan Batı tarzı restorasyon, taşra
yönetiminde de etkili oldu. Bu süreçte taşra teşkilatı yapı ve
işleyiş yönünden tamamen değiştirilmiş, Fransız département
sistemi, taşraya uygulanmaya başlanmıştır.

Aslında Osmanlı Devletinde klasik eyalet uygulaması dışında ilk
taşra örgütlenmesi 1861’de Lübnan’da gerçekleştirildi.
Lübnan’da çıkan karışıklıklar ve yaşanan olaylar neticesinde,
dış devletlerin de müdahalesiyle hükümet bölgenin idari
örgütlenmesinde değişikliğe gitti. Otorite ve asayişin tesis
için Lübnan’a farkı bir özerk statü verilmek zorunda kalındı.
Statüye göre Cebel-i Lübnan, başkentten tayin edilecek
Hıristiyan bir mutasarrıf tarafından yönetilecek ve bu
mutasarrıfın başkanlığında Lübnan’daki etnik kesimlerin
temsilcilerinden oluşan bir meclis görev yapacaktı.

Bu durum Bâb-ı âliyi endişe ve arayışlara sevk etti. Sonuçta
1864’de bir vilayet Nizamnâmesi çıkarıldı. Ancak nizamname ilk
safhada imparatorluğun her tarafına tatbike konulmayarak bir
pilot bölge oluşturulmak suretiyle tecrübe kazanılmaya
çalışıldı. Rusçuk, Vidin ve Niş eyaletleri birleştirilerek
“Tuna Vilayeti” adı altında bir vilayet teşkil edilerek Mithat
Paşa Vali tayin edildi.


cezayir-i bahri sefid

Cezayir-i Bahr-i Sefid Vilayeti

Önce kısmen Lübnan’da ve ardından Balkanlarda yürürlüğe konulan
vilayet usulü, 1867’de çıkarılan yeni bir vilayetler
nizamnamesi ile genişletildi ve tüm Osmanlı topraklarına
yaygınlaştırıldı.  Böylece taşra örgütlenmesinde Eyalet
sistemi tamamen kaldırılarak Fransa’dan örnek alınan
(départemen) vilayet usulüne geçildi.

Yeni düzenlemede eski eyalet, sancak ve diğer mülki üniteler
üzerine yenileri kabul edilerek eyaletlerin yerine sancak, kaza
ve nahiyelerden oluşan vilayetler kuruluyordu.

Uygulamayla Vali vilayetin, Mutasarrıf sancak veya Livanın
başında bulunuyor, kazlar Kaymakamların, nahiyeler de
muhtarların idaresi altına veriliyordu. Ayrıca vilayetlerde
umumi vilayet meclisleri, kuruldu. Bu meclisler, her sancak
(liva)’dan seçilen ikisi Müslüman, ikisi gayrimüslim üyelerden
oluşarak valinin başkanlığında toplanacaktı.

Böylece halk, meclis ve mahkemelere memur âzayı seçmek
suretiyle mahalli idareye iştirak ediyordu. Ayrıca İdari,
icrai, adli ve mali işler de tamamen ayrıştırılarak mali işleri
defterdar unvanıyla bir maliye memuruna bırakılmıştır.

1864 Vilayet Nizamnâmesi’nden sonra 1871 yılında yürürlüğe
giren yeni bir vilayet Nizamnâmesi çıkarıldı. Bu nizamnamede en
önemli düzenleme, “Nahiye” adı altında yeni birimler kurularak,
taşra örgütünü vilayet, sancak (liva), kaza, nahiye ve karye
(köy) biçiminde kademelendirme olmuştur.

II. Abdulhamid dönemi:

II .Abdülhamid dönemiyle vilayetler üzerinde yeni bir
düzenlemeye gidildi. Vilayetler,  merkeze bağlı
vilayetler, merkeze bağlı müstakil sancaklar ve imtiyazlı
eyaletler olarak 3 kısma ayrıldı.Ayrıca bir vilayet-i belediye
yasası çıkarılarak Dahiliye Nezareti’nin (içişleri bakanlığı)
denetimi altında İmparatorluktaki tüm kent ve kazalarda birer
belediye örgütü kuruldu.

Yabancı devletlerin, idari işlerine yoğun müdahalelerini
önlemek meyanında valiler ve memurlar sıkı bir merkezî denetime
bağlandı. Vilayetler dâhiliye nezaretiyle (İçişleri bakanlığı)
resmi bağları dışında sarayla da aralarında muhabere hattı
kurularak yüksek derecede merkezileştirildi.

Üst düzey sivil kamu görevlileri yetiştiren Mekteb-i Mülkiye
geliştirilerek yeniden örgütlendi.  Bürokratları hukuk ve
maliye alanlarında yetiştirmek üzere Mekteb-i Hukuk ve Mekteb-i
Maliye açıldı.

II. Meşrutiyetten sonra:


Bulgaristan eyaleti

Bulgaristan Eyaleti

1908 yılında ilan edilen II. Meşrutiyet’le birlikte
vilayetlerin yönetimi tekrar ele alındıysa da, Balkan
Savaşı’nın patlaması üzerine görüşülemedi. Savaştan sonra
kurulan yeni hükümet, 15 Mart 1913’de İdare-i Umumiye-i Vilayet
Kanunu Muvakkatı adıyla “ geçişi yasa” şeklinde bir düzenleme
getirdi. Yasa İlin Genel Yönetimi ve İlin Özel Yönetimi olmak
üzere iki bölümden meydana geliyordu. İlin genel yönetimi, 1864
yılında oluşturulan vilayet yönetiminin esaslarını
korumaktaydı. İlin özel yönetimi ise İl’e tüzel kişilik tanıyor
kendine has gelir kaynakları oluşturuyordu.

Böylece il ölçeğinde yerel yönetime geçiş ilk kez 1913 tarihli
söz konusu yasa ile gerçekleşti. Bu yasa 1987 yılında 3360
sayılı İl Özel İdaresi Kanunu çıkarılıncaya kadar yürürlükte
kalmıştır. İl özel idaresinin, organlarını, görev ve
yetkilerini, gelir kaynaklarını düzenlemektedir.  İl genel
yönetimi ise, 1920 tarih ve 1426 sayılı vilayet İdareleri
Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. Sonuç olarak 1864
yılında çıkarılan Teşkîl-i Vilâyet Nizamnamesi eyalet sistemi
terk edilmiş ve mülkî idare, aşağı yukarı bugünkü yapıya
kavuşmuştur.

Bibliyografya
Bekir Parlak, Osmanlı  Devleti’nin Son Yüzyılında Taşra
Yönetimine İlişkin Anayasal- Yasal Gelişmeler ve Cumhuriyete
Yansımalar
Oğuz S., Osmanlı Vilâyet İdaresi ve Doğu Rumeli Vilâyeti,
Ankara, GÜ Gazi Eğitim Fakültesi yayınları, No: 11.
M. Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri
Sözlüğü,  MEB, İst – 1983

Eyâletten Vilâyete Nasıl Geçtik ?Eyâletten Vilâyete Nasıl Geçtik ?

Please follow and like us:
error

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir